aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2018 Çarşamba

Yeni Yılın İlk Ayının Son Günü

Saat 22:50 civarında bu akşamın ikinci poğaçasını yediğime göre uzun zaman sonra yeni bir yazı yazabilirim diye düşündüm. Zaten böyle mantıklı kararlar alma konusunda uzmanımdır.
En son yazdığımdan beri memur rutininde geçiyor hayatım. Haftalar, aylar birbirini kovalıyor. Yıl olmuş 2018...
Cidden ya yıl olmuş 2018 ve yeni yılın ilk ayının son gününü yaşadık bugün. Zaman sadece geriye baktığımızda çabuk geçiyor. Gelecek asla gelmeyecek bu reddedilemez bir gerçek.


Her şeyden çabuk sıkılan bu ruhu nereden buldum bilmiyorum ama sürekli aynı olmasından her şeyin çok sıkılıyorum. Kendim için bir şeyler yapmayı seviyorum. Son zamanda kendim için yaptığım en iyi şey direksiyon dersi alıp aktif araç kullanabiliyor olmam oldu. Araba kullanmak çok zevkli ve galiba artık kendime bi araba alma zamanım geldi. 
Araba almaya en karşı olan insan olarak bu nereden çıktı diye sorduğumdan zaten aylardır bu fikri erteliyorum. Hiç mantıklı bi olay değil araba almak. Doğaya zarar, topluma zarar, bütçeye zarar, sağlığa zarar. Türkiye'de araç sahibi olmak günden güne zarar etmene sebep oluyor. Malum vergiler sebepten iki katı para ödeyip, her sene üstüne tekrar tekrar vergi ödeyip, iki katı fiyattan benzin dolduruyoruz. Bu hiç mantıklı değil. 
Toplu taşıma araçlarında hayatlarımız harcanırken en azından daha ekonomik seyahat ediyoruz. Kimi hatlarda nefes almıyor olmayı, saatlerce sürmesini göz önüne almazsak çok iyi. Ama biraz uzakta oturan ve iki vasıta değiştirmem gereken bir arkadaşıma gitmem gerektiğinde benim neden arabam yok diye çileden çıkıyorum. 
Aslında araç kullanmaya başlamamın ve araba almak istememin temel sebebi bu oldu. İki yakın arkadaşım hamileydi ve evleri çok uzak olunca ben bir buçuk saate yakın bir zamanda yorgun, bitkin bir vaziyette onlara varıyordum. Malum çocuk olunca onların hayatları her yere gitmeye uygun olmayacağı için benim onlara gitmem lazımdı.
Kuzey ve Defne için yaptım.
Şimdi kendi hayatım daha da yolunda gitsin diye araba almak istiyorum. Nissan Micra alıp her gün sulamayı planlıyorum ki büyüyüp Nissan Juke olsun. Son cümle benim ütopyamdan bi sahneydi.

Diyeceğim o ki madem Ocağı bitirdik Şubat daha hızlı geçsin. Zaten alt tarafı 28 gün, adamın asabını bozmasın. Martta beklediğim var. ♥️


4 Ocak 2017 Çarşamba

Ocak-Şubat-Mart Hedefim^^

Kendime kocaman bir kütüphane yapmak istiyorum. Keşke mümkün olsa değil mi? Kitap okumayı sevip, kitaplara değer veren her insanın hayallerinde vardır bu. 

Ben kendime öncelikli okunacaklar için minik bir liste yaptım ama genelde yaptığım listeler karışır, kafama göre okurum. Yine araya farklı kitaplar girecek gibi görünüyor. 




Kitapların bazılarını almıştım zaten elimde var. Muhtemelen öncelikli olarak onlardan başlayacağım. Aklımda o kadar çok okunacak var ki...


31 Aralık 2016 Cumartesi

2016

Geçen sene 2016ya girmeden bir iki hafta önce anneannemi kaybettik. Uzun yıllardır kanser hastasıydı, son zamanları çok zor geçmişti. Yoğun bakımda uzun süre geçirdikten sonra pes etti vücudu, çalışan organı kalmamıştı. İşte böyle acıyla başlayan acı dolu bir yıl oldu.
2017'ye dair umutlar büyük. 



❤︎ Ocak'ta ev çok soğuktu. Kaloriferden bahsetmiyorum, manevi soğukluk. Çünkü annem anneannemin vefatını kaldıramadı. Onun için fazlasıyla zor bir süreçti. Ben kendimi tamamen ders çalışmaya vermiş kpss çalışıyordum. Herkes işinde gücünde gibi görünse de annemin içindeki boşluk fazlaca hissediliyordu. Cenazeden sonra teyzemle anneannemin eşyalarını boşaltırken cüzdanından çıkan paradan kardeşime ve bana (ya 20 ya 15 çok hatırlamıyorum ) para verdi teyzem. O parayla kitap alıp ömür boyu saklarım diye düşündüm. Ve ''Şeker Portakalı'' böylece girdi hayatıma. Ocak ayında aldım ve okudum. Anladım ki en doğru tercihi yapmışım. Çünkü benim çocukluğumdaki şeker portakalım anneannemdi, beni o büyüttü. ❤︎ Çok yakın arkadaşlarımdan Sedef'in nişanı vardı ocak sonunda. Ev içinde, çok güzel oldu ve bir çok aşamasına şahit olmak, katkıda bulunmak çok güzel. Bir önceki sene de diğer bir arkadaşımı nişanlamıştım. 

23 Ocak 2014 Perşembe

**Dostum İçin Azıcık Macera Yaşadım Bugün**

Hani insanlar süslenip püslenip bahçeliye gezmeye gider ya, işte bende tam olarak oraya çöpleri karıştırmaya gittim. Ve evet her şeyden iğrenen ben o parktaki tüm çöpleri tek tek devirip karıştırdım. Neler mi oldu? hoooop günü başa sarıyoruz.

Bugünü evde geçirip ders çalışmayı planlıyordum ben, tüm günüm evde geçecekken boş geçmesin oruç da tutayım dedim. Işıl ışıl bir güneşle sabah 8 de açtım gözlerimi biraz sosyal alemlerde zaman geçirip ders çalışmaya başladım. Hafta sonu açıköğretim sınavlarım var çünkü.

Saat 13:45 de arkadaşım aradı beni. Sevgilisi şehir dışında bugün gelecekti, onunla buluşacaktı Aşti'nin karşısında Gazi'nin bazı bölümleri var, okulun önünde buluşmak için anlaşmışlar. Ama çocuk ortada yok ! En son konuşmalarında '' tamam bekliyorum '' diyen adam ortadan kaybolmuş. Okulun etrafını turlamış defalarca, az ileride onların oturduğu bi park varmış gitmiş oraya bakmış yok. Ağlaya ağlaya anlatıyo telefonda '' başına bir şey mi geldi yoksa binip geri mi gitti '' diye. Otobüsten 12 de inmiş adam, bir saat arkadaşım gelene kadar zaman geçmişti bir saat de o arayarak zaman geçirmişti yani iki saattir yok kocaman adam.!

Eeehh tabi arkadaşımı orada bırakacak değilim ya bende çıktım gittim. Beraber aştinin içinde aradık. Firmalara sorduk bilet alıp tekrar gitmiş midir öğrenebilir miyiz diye. Danışmadan tüm aştiye anons yaptırdık ama yok ortada. Polise gitsek mi diye telaş yapıyor - bu arada bu adamın kendi polis, başına birşey gelme ihtimali en düşük insanlardan biri-  Dışarıdaki taksici amcalara sorduk '' burada polislik bi olay oldu mu? '' diye. En sonunda arkadaşım geç kaldığı için trip atıp, binip geri gittiğini varsayarak bizim eve geldik. Geldiğimizde saat 16:00 civarındaydı.

O kadar saat dolandınız telefondan aramadınız mı diye sorabilirsiniz sanırım bahsetmedim bundan ama adamın telefonu kapalı...

Ben arkadaşımın yüzünü güldürmeye çalışıyorum, sakinleştirmeye çalışıyorum. Bizim internete bağlanınca adamın whatsappdan gönderdiği mesaj geldi. 12.53 de atılmış '' bu saatten sonra hiç gelme, bitti artık '' diye.
Be adam be kendini bilmez, kız demiş zaten sana geç geleceğim anca izin alabildim diye, üstelik dolmuşa binerken aramış yolda olduğunu biliyorsun tamam bekliyorum diyorsun. Bu trip neye? Metrodayken bi kere aramışsın telefonu kapalı çıktı diye gelmiyo seni terketti demek mi bu? Metro da olmasa bile hattın çekmediği anlar olabilir, ikinciye aramaya bile tenezzül etmemiş beyefendi, binmiş 4 saat geldiği yolu geri gidiyor.
Biz ne mi yapıyoruz? Merak içinde ara dur, panik ol, sonra gelen mesaja bak. Üstelik eve gidene kadar göremeyeceği bi yoldan mesaj atıyor.

Neyse efendim o arada biz sofraya oturduk, arkadaşım baya ağladı sakinleşti. Akşam vakti yani ben oruç açıyorum. O da konuşmaya çalışıyor. Adam demez mi '' buarada tam tur yüzüğün parktaki çöpte git al '' diye. Tekrar başladı bi ağlama krizi. Söz konusu olan tam tur pırlanta yüzük değil, maaşının yarısından fazlasını vermiş olduğu o yüzüğü o kadar yolu gelip de çöpe atacak kadar sinirlenmiş olması. Sebep: Sadece 1 saat geç kalması. 

Bunu yaptıysa hiç affetmez diye yakına yakına fırladık evden. Ben bizimkilere bırakıp geliyorum biraz da turlarız dedim yarım ağız çıktım. Şanslıydım bugün dolmuş hep zamanında geldi. Aştide inip koşarak o parka gittik. Bahçelinin- ya da emek de olabilir o bölge- sokaklarında Mirkelam edasıyla parka ulaştık. Başladık o küçük çöpleri ters çevirmeye ama içlerinden sosyetik ablaların, teyzelerin kokoş köpeklerinin boklarından başka bir şey çıkmadı.

''Dostum için çiğ tavuk bile yerim '' deme ben o çıtayı bugün baya yükselttim boklu çöpleri karıştırarak.
-Eve gelince ellerimin üst ve orta derisini kazıyana dek yıkayıp, antibakteriyel jelle bulamaç yaptım-

Son çare olarak sevgilisinin annesini aradı anlattı durumu. Sakinleşince bindirdim, gönderdim evine. Giderken bugün anladım senin gerçekten dostum olduğunu dedi. '' daha bugün mü anladın '' diye benden de azarı yiyip gitti. En iyi bugün anlamış kötü gün dostu olduğumu.

Çençen grubumuzun iki üyesi olarak bir maceranın daha sonuna geldik. Hadi hayırlısı...

Sevgilerle... Hgk Günlükleri...